BİR KALDIRIM BİN HİKAYE
Saat 11.00. ben güne yeni gözlerimi açtım. İçimden kendime söyleniyorum : ‘’ yine öğlen uyandın, koca günü ziyan ettin’’ diye. Sanki 24 saat benim değilmiş gibi, yapılacak bir işim varmış gibi söyleniyorum. Hafifçe doğruldum yataktan. Annem balkon kapısını açmış. Oturduğum yerden aralık kapıya doğru bakınca güneş ışığı vurmuş kaldırımı gördüm. Güneş öyle güzel yansımış ki kaldırıma bahar kokusu geldi burnuma. Sonra yürüyen insanlara baktım. Hepsinde ayrı bir hikaye!
Bir güzel kız geçti. Giyinmiş, süslenmiş.. sevgilisiyle buluşmaya gidiyor kimbilir. Suratı asık bir adam… sanki cumartesi günü çalışmaktan şikayetçi. Yaşlı bir teyze elleri torbalarla dolu,yorgun pazardan geliyor kesin. Yaşlı bir amca yürüyor yavaş yavaş hiç acelesi yok. Yukarıdaki kahveye gidiyor elinde gazetesi. Bir kız çocuğu annesinin elinden tutmuş, yürürken başını kaldırmış hüzünlü bakıyor annesine. Belli ki bir şey istemiş ama annesi almamış. Oyuncak,çikolata.. ? ya da dondurma. Yok eminim kesin dondurma. Havalar yeni ısınmaya başladığı için almıyor annesi!
Bu arada annem sesleniyor mutfaktan kahvaltı için. Acaba diyorum ben annemden dondurma istesem alır mı benimkisi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder